Kişisel blog?
Değişim yönünde atılacak en önemli adımlardan biri mevcut durumu kabul etmektir. Çünkü her ne yapacaksak yapalım başlayacağımız yer şu anda bulunduğumuz yer olacak.

Bilişsel Davranışçı Terapi
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), bireyin duygu, düşünce ve davranışları arasındaki ilişkiyi temel alan, bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmış bir psikoterapi yaklaşımıdır.

EMDR
EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), bireyin geçmişte yaşadığı travmatik veya rahatsız edici anıların etkisini azaltmayı amaçlayan, bilimsel temelli bir psikoterapi yöntemidir.

Çift/Aile Terapisi
Çift/aile danışmanlığı, bireylerin yakın ilişkilerinde yaşadıkları sorunları ele alan, iletişimi güçlendirmeyi ve ilişkisel dengeyi yeniden kurmayı amaçlayan bilimsel temelli bir psikolojik destek sürecidir. Bu yaklaşımda sorun yalnızca bireysel değil, ilişkisel bir bağlamda değerlendirilir.

CAS/ CAS2
CAS2 (Cognitive Assessment System-Second Edition) 5-18 yaş arası çocukların bilişsel işlemlerini değerlendirmek amacıyla Das, Naglieri ve Goldstein tarafından 2014 yılında CAS’in ikinci sürümü olarak geliştirilmiş ve Türkçe kullanımı yine Doç. Dr. Tamer Ergin tarafından ülkemize kazandırılmıştır.
çift/aile
İnfertilite stresi çiftlerin evlilik doyumlarını olumsuz etkileyebiliyor.
Yapılan bir çok araştırma infertilite sürecinde artan stresin evlilik doyumunu düşürdüğünü göstermektedir. Bu durum infertilite krizi ile başetmeye çalışan çiftler için partnerlerinden aldıkları eş desteğini de azaltmaktadır. Bu bulgular infertilite tedavisi sürecinde çiftler için psikolojik destek süreçlerinin önemine işaret etmektedir.

Çocuk- genç
Çocukluk ve gençlik dönemlerinde yaşam dönemleri ve uyum

Çocukluk Çağı ve Uyum
Çocukluk dönemi, yalnızca fiziksel büyümenin değil; duygusal, sosyal, bilişsel ve davranışsal gelişimin de hızla şekillendiği önemli bir yaşam evresidir. Çocuklar bu süreçte ailelerine, okula, arkadaş çevresine ve yaşamın getirdiği çeşitli değişimlere uyum sağlamayı öğrenirler.
Psikolojik uyum, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun biçimde duygularını düzenleyebilmesi, sosyal ilişkiler kurabilmesi, karşılaştığı güçlüklerle baş edebilmesi ve günlük yaşam görevlerini sürdürebilmesi anlamına gelir.
Her çocuk zaman zaman öfke, üzüntü, korku, kaygı veya hayal kırıklığı yaşayabilir. Bu duygular gelişimin doğal bir parçasıdır. Ancak bazı durumlarda yaşanan güçlükler çocuğun günlük yaşamını, akademik başarısını, arkadaş ilişkilerini veya aile içindeki işlevselliğini etkileyebilecek düzeye ulaşabilir.

Gençlik Çağı ve Uyum
Gençlik Dönemi Bir Geçiş Süreci Değil, Bir Kimlik İnşa Sürecidir
Gençlik dönemi, çocukluktan yetişkinliğe geçişin yaşandığı; fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal değişimlerin yoğunlaştığı önemli bir gelişim evresidir. Bu dönem çoğu zaman dışarıdan bakıldığında yalnızca ergenlik belirtileri, davranış değişiklikleri veya çatışmalarla ilişkilendirilse de gelişim psikolojisi açısından çok daha derin bir anlam taşımaktadır.
Gençlik yılları, bireyin “Ben kimim?”, “Nasıl bir insan olmak istiyorum?”, “Hayattaki yerim nedir?” ve “Gelecekte nasıl bir yaşam kuracağım?” gibi temel sorulara yanıt aradığı bir kimlik oluşturma sürecidir.
Bu nedenle gençlik dönemi yalnızca biyolojik değişimlerin yaşandığı bir dönem değil; kişiliğin, değerlerin, yaşam amaçlarının ve benlik algısının şekillendiği kritik bir gelişim aşamasıdır.





